CANLILIK, EVRİM VE İNSAN


CANLILIK 

Bilimsel olarak hayatın temel kaynağı bilinmese de canlı hayatının suda başladığı ve balçık katmanlarında devam ettiği bilinir. Yani mikroskobik canlıların, bitkilerin, hayvanların, insanların atası/ham maddesi su ve topraktır… 

11:7 …Egemenliği suyun üzerinde idi.

21:30 …Ayrıca her canlıyı da sudan yarattık

24:45  Tanrı bütün canlıları sudan yaratır…. 

25:54  Ve O, sudan bir insan yarattı ve ona soy sop verdi… 

77:20  Sizi basbayağı bir sudan yaratmadık mı? 

71:17  Ve Tanrı sizi topraktan bir bitki olarak/gibi bitirdi.

6:2  
O ki sizi balçıktan yarattı… 

15:26  İnsanı, kurumuş, yıllanmış balçıktan yarattık.

20:55  Sizi o yerden yarattık… 

23:12  …biz insanı topraktan oluşan bir özden yarattık

32:7  O yarattığı her şeyi mükemmel hâle soktu. İnsanın yaratılışına balçıktan başladı. 

37:11 Onları yapışkan bir balçıktan yarattık. 

55:14  İnsanı, çömlek gibi kuru bir çamurdan yarattı. 

11:61 …Sizi yerden çıkarıp yaratan, sizi oraya yerleştiren O'dur. 

67:24  De ki: “Sizi yeryüzünde üreten O'dur…


YARATILIŞIN SİSTEMİ: EVRİM

“İnsan yaratılmış mıdır, evrimin ürünü müdür?” veya “Evrim mi, yaratılış mı?” soruları mantıksızdır ve doğrudan cevapları yoktur. Çünkü evren ve içindeki her şeyin yaratılış sistemi evrimdir. Mutlak varlık/Tanrı hariç her şey, önceki evresinin devamıdır (etkinin tepkisi/nedenin sonucu).

85:13  Başlatan ve tekrarlayan O'dur. 

71:14  Oysa sizi evrimler halinde yaratan O'dur. 

İhvan El-Safa topluluğu, El-Cahız, İbn Miskeveyh, Erzurumlu İbrahim Hakkı, Charles Darwin, tabiatın kanunlarını araştıran veya kazılar sonucu canlı fosillerine tanık olan herkes; bilinçli ya da bilinçsiz olarak Tanrı’nın tavsiyesini uygulamışlardır. 

29:19-20  Tanrı’nın yaratılışı nasıl başlatıp, nasıl tekrarladığını görmediler mi? Bu, elbette Tanrı için kolaydır. De ki: ”Yeryüzünü dolaşın ve yaratılışın nasıl başladığını görün.“ 


HOMİNİDLER'DEN HOMO SAPİENS'E EVRİM 

Tanrı meleklere, yeryüzünde bir halife/hakimiyet sahibi/mirasçı yaratacağını söylediğinde melekler şaşkınlıkla karşılamıştır. Çünkü melekler; hayatı paylaşmayı beceremeyen, kendisine ve çevresine zarar veren insansıların iyiyi/barışı/pozitifi hâkim kılmakla görevlendirilmesine şaşırmışlardır. 

2:30  Efendin, meleklere şöyle demişti: "Yeryüzüne bir halife yerleştireceğim.” melekler de: “Orada bozgunculuk yapacak, kan akıtacak birisini mi yerleştireceksin? Halbuki biz seni överek yüceltiyor ve mutlak otoriteni onaylıyoruz” dediler. 

…Tanrı ise, üstü kapalı bir şekilde; bu türün farklı olacağının mesajını vermiştir. 

2:30  “Bilmediğinizi ben bilirim” dedi. 

Ve Tanrı, insansılara yeni bir biçim vererek (evirerek) Homo Sapiens'i yaratmıştır.

23:12 Biz, insanı özel bir balçıktan yarattık. Sonra onu sağlam bir bekleme yerinde bir damlacık haline getirdik. Sonra, o damlacığı, embriyo olarak biçimlendirdik, sonra embriyoyu dölüt olarak biçimlendirdik, sonra dölütü kemik olarak biçimlendirdik, sonra kemiğe et giydirdik ve sonra onu yeni bir yaratık haline soktuk. Biçim verenlerin en güzeli Tanrı çok yücedir. 

30:20  Onun mucizelerinden/işaretlerinden biri de sizi topraktan yaratmış olmasıdır. Sonra siz bir insan türü oldunuz, her tarafa yayılıyorsunuz. 

82:7-8  O ki seni yarattı, düzenledi, uyumlu hale soktu, dilediği bir biçimde seni oluşturdu. 

7:11  Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra meleklere, “Adem'e secde edin” dedik… 

Ortaya çıkan yeni insan türü, "sorumlu" bir tür haline gelmiştir...

76:2-3 Biz insanı bir sıvı karışımdan yarattık ki onu sınayalım. Bu yüzden onu işiten ve gören yaptık. Ona yolu gösterdik ya şükredendir ya da nankör. 

32:9  Sonra onu biçimlendirip ona ruhundan üfledi. Size işitme ve görme yeteneği ile beyinler verdi; siz pek seyrek şükrediyorsunuz. 

*Ruh üflemesi” metaforu Kuran’da iki kez kullanılır (32:9, 66:12) ve “tanrısal bilgi aktarımı” anlamına gelir. 32:9 ayetindeki “ruh üflemesi”; insan DNA’sının yeni bilgilerle kodlanmasıdır. 

Elbette beyin, kulak ve göz Homo Sapiens'ten önce meydana gelmiş varlıklarda da mevcuttur. Ancak Homo Sapiens; DNA’sı gereği bu organlardan, kendisinden ve çevresinden sorumlu hale gelmiştir. 

2:31 Adem'e tüm isimleri/nitelemeleri öğretti… 

30:30  Bir tek Tanrıcı olarak kendini dine adamalısın. Nitekim, Tanrı insanları böyle bir yaratılış ile donatarak yaratmıştır… 

7:172 Efendin, Adem'in çocuklarının soylarını çıkarırken onları kendi kendilerine tanık tutar: “Ben, Efendiniz değil miyim?” “Evet, tanıklık ediyoruz” derler. 

91:7-8  Bilince ve onu düzenleyene, sonra da ona kötülüğünü ve erdemliliğini bildirene andolsun ki… 

Nitekim, vurdum duymaz insan “gerçek kör/sağır/dilsiz” olarak nitelenir (22:46, 2:171, 8:22, 7:179). Yani insan genetik olarak Tanrı bilincine sahiptir ve iyiyi kötüden ayırt edebilir; bunlar kazanılan deneyimlerle bastırılır yada açığa çıkar. 


HOMO SAPİENS 

*Not: Kuran, her "beşer" ve "insan" tabiri ile yalnızca Homo Sapiens'ten bahsetmez; insansıları da kasteder. Nitekim insanın, sorumluluğu kendisinin istediği (33:72) ve kendisinin anılmaya değer bir şey olması üzerinden uzun zamanlar geçtiği (76:1) söylenir. Yani Adem, yeni biçim veriliş sonucu oluşan sorumlu insan (Homo Sapiens)'dır ve insanlığa önder seçilir (3:33).

13,8 milyar yıllık evrenin son perdesinde, Homo Sapiens türü canlılar dünyasına katılır. 

76:1  İnsanın üzerinden, daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken, uzun zamanlar gelip geçmemiş midir? 

Adem’in dünyaya nasıl geldiği, İsa’nın doğum hikayesi ile anlaşılır. 

3:59  Tanrı’ya göre İsa'nın örneği, Adem'in örneği gibidir; topraktan biçimlendirdikten sonra ona “Ol” dedi ve o da oldu.” 

21:91 …Onu (Meryem) ve oğlunu tüm dünyaya bir işaret yaptık. 

Bilindiği üzere İsa’nın annesi Meryem, İsa’ya babasız (kendi kendine) gebe kalmıştır. Bu durumda Meryem hermafrodittir, ki Meryem’in hermafrodit olduğuna dair başka işaretler de vardır.

Tanrı, Meryem’i doğuran annenin “Onu kız doğurdum” demesine dolaylı bir göndermede bulunmuştur. 

3:36  Onu doğurunca, Tanrı onun ne doğurduğunu daha iyi bildiği halde şöyle dedi: “Efendim, onu kız olarak doğurdum ve erkek kız gibi değildir” 

Büyüyen Meryem, bir süre sonra insanlardan uzaklaşmış ve bu yalnızlık zamanında bir peygambere gebe kalacağını öğrenmiştir. 

19:16-17  Kitapta Meryem'i de an. Ailesinden ayrılıp doğu tarafında bir yere çekilmişti. Kendisiyle onlar arasına bir perde çekmişti. Bu durumda ona Ruhumuzu gönderdik ve önünde mükemmel bir insan olarak biçimlendi. 

19:19  "Ben, sana tertemiz bir erkek çocuğu vermek için görevlendirilmiş Efendinin bir elçisiyim” dedi. 

19:20  “Bana hiçbir insan eli değmemiş ve ben iffetsizlik etmemişken nasıl olur da bir oğlum olur?” dedi. 

19:21  "İşte böyle! dedi. Efendin buyurdu ki: “O benim için çok kolaydır. Böyle olması onu, insanlara bir işaret ve bizden bir rahmet yapmamız içindir. Hükme bağlanmış bir iştir bu.“ 

*Hermafrodit canlılar kendilerini dölleyebilir. Örneğin bazı bitkiler, toprak solucanı ve istiridye gibi canlılar tek başına üreme sağlayabilir. Günümüzün hermafrodit insanları ise genel olarak kısırdır, ancak Meryem özel beslenme şekli (3:37) ve öğrendiği tanrısal bilgi sayesinde gebe kalmıştır (19:16-21). Meleğin sunduğu kısırlığı gideren şey, bitkilerden elde edinilen bir karışım olabilir. Ancak ayetlerde görüldüğü gibi kısırlığın düzeltilmesiyle ilgili bilgi gizli tutulmuş, sadece meleğin “İşte böyle!” dediği andan bahsedilmiştir. Ayrıca Meryem gibi İbrahim ve Zekeriya’nın kısır eşleri için de melekler bu bilgi ile gelmiş ve benzer olaylar yaşanmıştır (51:25-51:30, 3:39-3:40).

Sonuç olarak İsa, annesi Meryem’in kendi kendine gebe kalmasıyla dünyaya gelmiştir. Adem ile İsa’nın dünyaya geliş şekli aynı olduğuna göre; Adem (ilk erkek Homo Sapiens), bir hermafrodit insansının kendi kendine gebe kalmasıyla dünyaya gelmiştir. 

3:59  Tanrı’ya göre İsa'nın örneği, Adem'in örneği gibidir; topraktan biçimlendirdikten sonra ona "Ol” dedi ve o da oldu.” 

96:2  O, insanı bir embriyodan yarattı. 

39:6 Sizi tek bir canlıdan yarattı… 

Ayrıca Adem’in eşi (ilk dişi Homo Sapiens) de bu hermafrodit canlıdan doğmuştur. 

39:6 Sizi tek bir canlıdan yarattı, sonra ondan da eşini var etti. 

4:1  Ey insanlar! Sizi bir tek canlıdan yaratan, ondan onun eşini de vücuda getiren… 

75:37-39  Dökülen meniden bir sperm değil miydi? Ve bir embriyoya dönüştükten sonra O yaratıp biçim verdi. Ve ondan erkek ve dişi olmak üzere iki çift yarattı. 

Yani, bir insansı hermafroditin rahminde gerçekleşen mutasyon sonucu Homo Sapiens ortaya çıkmıştır. 

30:20  Onun mucizelerinden/işaretlerinden biri de sizi topraktan yaratmış olmasıdır. Sonra siz bir insan türü oldunuz, her tarafa yayılıyorsunuz

35:11 Tanrı sizi topraktan, sonra bir damlacıktan yaratmış ve sonra da sizi çiftler halinde üretmiştir. 

96:2  O, insanı bir embriyodan yarattı. 

ADEM VE EŞİNDEN SONRAKİ İNSANLAR 

Adem ve eşini doğuran insansı anne hariç, Homo Sapiens doğuran olmamıştır ve Homo Sapiens türü Adem ile eşinden türemiştir (4:1, 49:13). Ancak buna rağmen, bütün insanlar Adem’in soyundan değildir. *Soyu erkek/baba/sperm belirler (33:5) ve peygamberlerin Adem’in soyundan olduğu söylenir (19:58, 3:33-34); o halde Adem’in soyundan başka soylar da vardır. 

Bu çelişki gibi görünen olay, farklı soyların insanlığın ilk tarihinde oluştuğunu gösterir. Bu durumda, Adem ile eşinin çocuklarından bazıları hermafroditti ve bu hermafroditler kendi başlarına yeni soyları meydana getirmişlerdir. *Hermaforditin soyu kendisi kabul edilir. Nitekim Meryem’den doğan İsa, Kuran boyunca “Meryem oğlu İsa” olarak anılır (2:87, 2:253, 3:45, 4:157, 4:171, 5:17, 5:46, 5:72, 5:75, 5:78, 5:110, 5:112, 5:114, 5:116, 9:31, 19:34, 23:50, 33:7, 43:57, 57:27, 61:14).

*Not: Homo Sapiens türü, Nuh'un devrinden sonra "bir tık" daha gelişmiştir (7:69).


“HANİ İNSAN DÜNYAYA CENNETTEN GELMİŞTİ?” SORUSU 

Türkçede “cennet” kelimesi “öldükten sonra iyilerin gideceği yer” olarak kullanılsa da bu kelime, Arapçada “bahçe” anlamına gelir. 

7:19 “Adem, sen ve eşin bahçede/cennette durup dilediğiniz yerden yiyin…”

Adem ile eşi, evrenin çöküşünden sonra gidilecek cennetlerin/bahçelerin birinden gelmemiştir. İkisi de bir insansı tarafından dünya bahçesinde doğurulmuştur. 

3:59  Tanrı’ya göre İsa'nın örneği, Adem'in örneği gibidir; topraktan biçimlendirdikten sonra ona “Ol” dedi ve o da oldu.” 

39:6 Sizi tek bir canlıdanyarattı, sonra ondan da eşini var etti

11:61 …Sizi yerden çıkarıp yaratan, sizi oraya yerleştiren O'dur. 

67:24  De ki: “Sizi yeryüzünde üreten O'dur… 

Tanrı, Adem ve eşine yeryüzünün nimetlerini sunmuş (20:118-119), ancak bir yasak koymuştur (7:19). Zaten bahçede sınav ve yasak kavramlarının bulunması, yaşadıkları yerin Dünya olduğunu açıkça gösterir. Çünkü sonraki yaşamın/ahiretin bahçelerinde sınav ve yasak yoktur; gidenler ebediyen arınmıştır (46:14, 56:33)… 

DİPNOT** 

İnsanın dünya bahçesine halife/hakimiyet sürücü tayin edilmesi, onun bütün varlıklardan üstün olduğunu göstermez. Ayrıca insan, yalnızca zeki bir varlık olduğu için hakimiyet sürücü olmamıştır; öyle olsaydı yunuslar veya bazı primatlar da halife seçilebilirdi… 

Ortam değişikliklerine en iyi uyum sağlayanların hayatta kaldığı ve daha fazla üreyenlerin zaman içinde ortama hakim olduğu sistemde insan; fizyolojik yapısı, gelişmiş beyni ile yeryüzünde hakimiyeti sürdürebilecek en iyi/en donanımlı varlıktır. 

İnsan; Tek Tanrı bilincine, ahlak ve vicdan değerlerine sahip, hayaller kurabilen, geleceğe dönük planlar yapabilen ve bu planları hayata geçirebilen (imajinasyonu gerçeğe dönüştürebilen) bir varlıktır. İnsan beyni, -özellikle beynin ön kısmı- insanı insan yapmıştır. 

*Frontal/ön Lob: Bilinçli düşünmeden sorumlu bölgedir. İnsan beyninin çok büyük bir kısmını kaplar; hayvanlar da ise küçüktür. Akıl yürütme, motor beceriler, yüksek seviyeli bilişsel yetenekler ve konuşma diliyle ilişkilidir. Hafıza, zekâ, konsantrasyon, öfke, suçluluk, kişilik, ahlaki değerler, öz disiplin, yoğunlaşma, gelecek planlama, haz geciktirme, karmaşık hesaplamalar yürütme ve davranışların sonuçlarını kestirme gibi işleri yürütür [1]. 

Yeryüzü bütün canlılar içindir. İnsan ise kendisine ve çevresine iyi bakmakla, düzeni ve barışı sağlamakla yükümlüdür! 

6:38 Kanatlarıyla uçan kuşlar dahil yeryüzündeki tüm yaratıklar sizin gibi birer toplum…  

55:10  Yeryüzünü tüm yaratıklar için yarattı. 

33:72  Biz emaneti göklere, yere, dağlara sunduk da onlar onu yüklenmekten çekinmişler ve kabul etmemişlerdi. İnsan ise çok zalim ve çok cahil olduğu halde onu yüklendi. 

Ve unutma ki insan, erdemlilikten/barıştan/sevgiden/Tanrı’nın yolundan ayrılırmıştır/ayrılır ve kendisini en aşağılık varlıklarından yapmıştır/yapar. 

95:4-5 Biz insanı en güzel olgunlukta yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısı kıldık.


ALINTILAR

[1] Sinan Canan – Değişen Beynim, https://tr.wikipedia.org/wiki/Frontal_lob,http://www.beyinperformans.com/beynimiz.html, http://www.turkpsikiyatri.org/blog/2012/03/31/frontal-lob-islevleri